Hazır yurt sessiz, herkes uyumuş, ben yine bilgisayar başında  ” Photoshop ” ve ” PHP ” arasında cebelleşirken bloguma uzun zamandan beri yazı yazmadığımı farkettim. Hazır bu ortamı da bulmuşken ara verip yazı yazmak işime geldi.

Şu Facebook’dan bahsetmek istiyorum yine. Okul bitimi ve yaz tatil başlangıcı olan şu dönemlerde kişiler ardı ardına albüm patlatıyorlar. Yaz tatil fotoğraflarından ziyade ” mezunluk ” fotoğrafları daha anlamlı olur ki yazımı yazmamdaki temel sebep de bu. Şöyle bir baktım da 2006’da geldim üniversiteye. Taaa, Adıyaman’dan. Her ne kadar yurt ortamıyla daha önce tanışmış olsam da Hacettepe çok farklı. Düşünsenize, 2006 – 2010 … 4 koca yıl geçmiş ki bu, senin girdiğin yıl edindiğin çevrenin mezun olması demek.

Öyle çok var ki … Beni düşündürdü bi’ an. Ben mezun olunca ne olacak ? Hayata nasıl devam edeceğim ? Şunu söylemek istiyorum ki, üniversite yıllarım daha doğrusu ” E-Blok ” yıllarım hayatımın unutulmayacak yılları. Mezun olmama ki herhangi bir ders uzatmazsam yaklaşık 2 yıl kaldı. 2 yıl sonra E-Blok’dan / Z-10’dan ayrılacağım. Buraya öyle çok alıştım / yurt arkadaşlarımı öyle çok benimsedim ki. Zaten geldiğimden beri teker teker dökülüyor en iyi arkadaşlar, ilk göz ağrıların … Özellikle de şu üçüncü sınıf yok mu ! Gerçekten hayatımda geçirdiğim en iyi E-Blok yılı idi. Özellikle de ikinci dönem … Yurtçak birbirimizi öyle çok benimsedik dedim ya, gerçekten ne yaparsak edersek hep beraber yaptık, Counter Strike’yi her gece 15-16 kişi beraber oynadık, gecenin üçünde dördünde beraber kritiğini yaptık, topluca yemeklere gittik, yemek yaptık, doğum günleri kutladık, tatlılar aldık … Şu an aklıma gelen ilk şeyler bunlar … Daha sayamadığım öyle çok şey var ki !

Sanki kendimi mezun oluyor gibi hissettim. Öyle çok şey yazasım var ki buraya şu an ! Yazmıyorum … 2 yıl sonra yazmayı düşünüyorum. Sadece bu yazımda şunu belirtmek istiyorum. Bitmesin şu yıllar. Mezun olmak gerçekten istemiyorum ben. E-Blok, Zemin kat, hepsinin yeri gerçekten çok farklı …