Bu bayram diğerlerinden farklı olarak Besni‘ye uçak / otobüsle değil de araba ile gittik. Evet, halamlarla birlikte P.tesi ( 15.11.2010 ) 08.30 civarlarında yola çıktık. Babamla gece yolculuklarına alışkın olduğumdan ( otobüs yolculukları da gece gerçi ) gündüz yola çıkma olayı biraz farklı geldi. Hele hele bayram nedeni, eniştemin ayağının sakat oluşu, hız sabitleyicisi ( bu arabalarda olmamalı ) gibi sebeplerden dolayı saatte 90 – 100 km/sa hız ile Besni yoluna koyulduk.

Besni‘ye uğramadan önce halamlardayken öğrendiğim, eski Besni Belediye Başkanı Mustafa Oruçoğlu‘nun vef(a)at ettiğini öğrendim. Üzüldüm de, babamın teyzesinin kocası olmakla birlikte severdim de Mustafa amcayı. O nedenle, babamın teyzelerinin oturduğu yer olan Mersin‘e uğrayıp baş sağlığı diledik 1 saatliğine … Sonrasında da, Mustafa amcadan daha önce vefaat eden Mustafa Nergiz için Emel teyzelere uğradık ve orada da biraz oturduktan sonra tekrardan yola koyulduk. Şunu farkettim, yıllar boyu görmediğim Mersin‘e gerek tatil, gerekse vefaat nedeni ile yıl içerisinde 2 kere gelmiş oldum, garipsedim … Fazla uzatmadan …

08.30’da başladığımız yolculuğa 21.30’da Besni‘ye vararak son verdik. 13 saat ! Neyse … Besni‘de bayram öncesi tavuklu pilav yenilerek mideler rahatlatıldı ve evlere geçildi. Salı günü, bayram, sabah kalk, mağazanın altındaki otoparkta kesilen koyunların yanına git, yarı uykulu ol, kesilen etleri arabanın bagajına götür, boyunu ayrı yere koy, bağırsakları ayrı yere, kelleler ayrı yere … Ardından arabayla eve, eve gelindiğinde de yukarıya taşı tüm eti, sonra da bi’ güzel uyu … Uyandığımda öğleni çoktan geçiyordu, bayram günü kahvaltı neydi peki ? Kavurma … Evet, kalktım, kavurmamı yedim ve tekrardan babannemlere doğru … Burada oturup tek tek ne yemek yedim yemedim saymak istemiyorum, kısaca bahsetmek istersem ;

  1. Gün : Basalla, İçli Köfte … Bu günü kısaca özetlemek istersem; amcam İstanbul’dan geldi. Böylece baba tarafı tam anlamıyla toplanmış oldu. 3 kişiler zaten.
  2. Gün : Bumbar ( Bkz: İlk Fotoğraf ) … Fotoğrafta gördüğünüz şey, bazı yerlerde ” Mumbar ” deniyor ama biz Bumbar diyoruz. İnceler ba(ğı)rsak bildiğiniz üzre, diğer tombul olan da Kibe
  3. Gün : Teneke / Besni Tavası

Kısaca yemek / gün ilişkisini de gözden geçirdikten sonra, Cumartesi tekrardan yola çıkıldı. Öğlene doğru otobandan çıkılıp Adana‘ya doğru gittik ve adana kebap yedik. İsmini hatırlayamıyorum, yatağımın yanında ıslak mendil var ama yazıyı yazdığım şu sıralar kalkasım dahi yok, o nedenle gitik yedik işte …

Sonrasında da durmaksızın Ankara yolu. Dedemden veya babamdan alıştığımdan mıdır nedir, 120 km/sa hızdan düşmeyen tüm yolculuklar, halamlar ile saatte 90 – 100 km/sa’a düştü. Ankara – Besni arasındaki yolu da göz önüne alırsak bu hızda gerçekten çekilmez bir yolculuk deneyimi oldu …