HeroesŞöyle bir baktım da, şu aralar film / dizi hastalığı başlamış bende. Sürekli bişiler izleme ihtiyacı duyuyorum nedense. Bu davranışım keşke derslerde de aynı şekilde olsa. Ders demişken, Pazartesi Analitik Geometri’den sınav var ve ben hiçbir şey bilmiyorum. Hani derste ne işlediğimize dair en ufak bir bilgim yok. Birisi geçen hafta ne işlediğimizi sorsa; bir yer gösterse, bunları işledik bak dese; ben, bilmem ki, öyle mi derim

Bu aralar sinemaya oldukça fazla film geliyor. Bir de internette fragmanlarını izleyip büyülenince gitmek istiyor insan o filmlere. Neyse … Konumuz sinema filmleri değil, diziler. Diziler de değil direk Heroes ve dördüncü sezonu. Ya hani ne zamandan beridir çıldırıyorum, içimde kaldı düşüncelerim. Nedir lan, ne yapıyorsunuz, Heroessssssssssssssssssss …

İlk sezonlar bombaydı resmen. Her bölümde heyecan, belirsizlik, gelecek haftayı sabırsızlıkla beklemek vardı. Sylar acaba ne yapacak, bizim Hiro Nakamura ne durumda, Claire ve diğerleri. Bu sezon ne olduysa oldu kardeşim. İzlerken en ufak bir zevk almıyorum. Hani sırf ilk üç sezonu izledim, sonunu da izleyeyim ne olacak ki, nasıl bitirecekler ki düşünceleri arasındayım. Bu sezonun gidişatı bana Prison Break’ı hatırlattı. Onda da yanılmıyorsam üçüncü sezon böyleydi. Zevk almadan izliyordum, sonradan durumu toparladılar, sonlandırdılar diziyi …

Hele hele bu sezon nedense Claire etrafında dönüyor gibi dizi. Sürekli Claire ön planda, onun yaşadıkları … Nerede abi Sylar, Doktor, Hiro … Şimdi bana şuna şu oldu buna bu oldu demeyin. Tamam da azıcık gösterin onları da, ne yapıyolar ne ediyolar. Ben Claire’nin lezbiyen öpüşünü izlemek zorunda mıyım ? Bu yazıyı Heroes’in sekizinci bölümünü izledikten sonra yazdım ve sekiz bölümdür tek düze gidiyor. Hani ilerde gelişme olur mu, hassiktir diyeretekten izler miyim bilemem ama durum kötü Heroes kardeş … Eğer böyle gidersen, daha da kötüleşecek, sırf ilk sezonların hatrına izliyorum seni haberin ola !!!