Şu aralar sinemalara tam da benim istediğim tarz filmler giriyor. Hele hele önümüzdeki iki hafta içinde. Onlara da kesinlikle gitme planlarım varken size ” The Sorcerer’s Apprentice (2010) ” filmi izlenimimden bahsetmek istiyorum. Bu filmi beklediğimden değil de tamamiyle tavsiye üzerine gittim. Hele hele tavsiye: ” OOoo, süper film, kesinlikle gitmelisiniz, kaçırmayın ” tarzında olunca bu istediğini kırmadım.

Beklenti içinde de değildim zaten. Filmin konusu Merlin ve onun büyü olayları ile gelişiyor, günümüze uyarlanmış hali şeklinde geliyor. Aslında buradan sonrasını siz izlemeyenler okumasanız daha iyi edersiniz ki spoiler kaçırabilirim 🙂 Evet, nerede kalmıştım, günümüze uyarlanması demişim … Günümüze uyarlanması derken de, bu uyarlama bilim kurgudan ziyade daha çok KOMEDİ veya liseli aşık modda olduğundan açıkcası filmin içeriğini pek beğenmedim. Filmin güzel noktaları yok değil miydi ? Vardı tabi. Misal büyü esnasında gerçekleşen efektler falan güzeldi, bazen 3D olsa daha güzel olurdu diye içimden geçirmedim değil. Ama 3D olayında Avatar‘ı beklentilerimi karşılayacak gibi, onun için de Cuma‘yı bekliyorum ya hadi neyse … Filmin en iyi noktasıyda buydu zaten, büyü efektleri falan, gerisi de tipik film sahnesi, dünyayı kurtarmak ve aşk 🙂

Filmi izlediğime yarı pişmanım aslında. Bundan sonra öneri üzerine filme gitmeyeceğim kardeşim. Hele hele öneren kişi yakın arkadaşınız ise 🙂 Filmi kimler izleyebilir diye düşünürsem, lise gençler için güzel bir film olabilir bence. Gidip izleyebilir onlar. Ama nedense bana göre değildi, o nedenle de filme IMDB’de 10 üzerinden 4 puan verdim.