Bu hafta gittiğim filmlerden, haftanın son filmi de ” The Social Network ” oldu. Her ne kadar gitme planı olmasa da Halil Osman Çelener ile ani bir karar ve bilet alış safhasından sonra hazırlanıp Kentpark‘a doğru yola çıktık. Yola çıkmadan önce FriendFeed‘e bakayım demiştim ki Ece de feed’inde sinemaya gitmekten bahsediyordu. Kısa bir feedleşme sonunda aynı filme, aynı sinema salonunda yer aldığımız gerçeği ortaya çıktı ki Ece Adem ile, ben de Halil ile ayrı ayrı gittik. Kentpark yolculuğu her ne kadar iki grubu ayrı düşürse de, bileti MyBilet kiosklarından alarak Ece‘lerle filme kadar oturup muhabbet ettik.

Bundan sonrası spoiler içereceğinden filmi izlemediyseniz devamını okumayın diyerekten yine sizleri uyarayım … Film Zuckenberg ile kız arkadaşının tarzışması ve onların ayrılması ile direk giriş yapıyor. Sevgilisinden ayrılan Zuckenberg evine gelip içkisini içerekten bilgisayar başında yeni internet sitesi yapma fikri doğuyor ve güzel / çirkin kız ayrımı yapan bir site yapıyor. Aklıma gelmedi şimdi sitenin ismi. İlk girişimi, üniversite ağını bu sitenin göçertmesi, üniversite internetini bu tip işlerde kullanması ile yönetim tarafından 6 aylığına uzaklaştırma alıyorvs vs … Filmi aslında başından sonuna kadar böylesine anlatabilirim ama kendi çapımda dikkatimi çeken noktalardan bahsetmek istersem sizlere :

  • Projenin doğuş aşamasının kız arkadaşından ayrılması olduğunu öğrenmem garibime gitti ki, sonradan düşününce mantıklı geliyor.
  • Filmde bilmem ne kardeşlerin fikrini çaldığı konu edilmiş. Aslında fikir çalıntı değil, sonuçta o zamanlarda da MySpace gibi ( filmde de zaten sayıyor Zuckenberg ) sitelerin olduğundan bahsediyor. Şu noktada çalınmış bir fikir olabilir, hani sadece Harward’a özel bir site olması tarzında
  • Film yayına girdiğinden beridir takip ettiğim kadarı ile Zuckenberg filmi beğenmemiş, çarpıtıldığından bahsetmiş falan … Evet, filmde Zuckenberg bayağı bir odunumsu imaj çizdirilmiş ki öyledir bence, yoksa adam bu tip internet sitesini ya da bu tip bir işle neden uğraşıp da buralara getirsin ? Ha bencil olduğu konusunda da evet olabilir …

Projeye tarafsız gözle bakınca, evet aslında daha öncesinde de bu tip site vardı ama böyle değildi. Filmde gösterildiği gibi Zuckenberg Facebook‘u açmadan önce bir ön araştırma yapıyor, diğer sitelerin artı / eksi özelliklerini sentezleyip böyle bir proje oluşturuyor. Tutmayacak gibi görünüyor ama tutuyor. Aslında bunun sadece sitenin iyi kodlanmış olması yetmiyor. En önemli şey olan bence çevre. Çevre olmadan bunlar olur muydu hayır ! Arkadaştan arkadaşa yayılaraktan şu anki konuma geldi Facebook.

Filmde dikkatimi çeken noktalardan birisi de benim en kıl kaptığım şey. İnsanların yapığı her şeyi, gittikleri yerlerde fotoğraf çektirmeleri ve bunları direk Facebook‘a atmaları; ya da sırf Facebook için fotoğraf çektirmeler vs vs … Bunla da alttan alttan çarpıtma yapılmış, aslında dalga değil, sitenin pozitif özelliğini, yani kullanışlı olmasından bahsedilmiş ama ben nedense benim yönüme çektim olayı.

Film böyle, Facebook‘un kuruluşunu ve Zuckenberg‘in bu safhalarda karşılaştığı zorlukları / neler yaptıklarından bahsediyor. Ben de kuruluş hikayesini, ne gibi aşamalardan geçtiğini merak etmiştim ve nasıl olacağını da merak ettiğimden bu filme gitmek istedim ve iyi de etmişim. Bu filme IMDB‘den 7 puan vererekten yazımı bitiriyorum.