Fetih 1453‘den sonra her hafta MyBilet üzerinden sinema filmlerinin araştırmasını yapsam da gidecek film bulamıyordum. Özellikle de şu geçen haftalarda Türk filmleri ardı ardına gösterime girdi desem yeridir. İşte o Türk filmleri sonrasında gösterime bu hafta giren The Hunger Games gidilesi filmler kategorisine girmişti. Biliyor musunuz bilmiyorum ama en son hangi kitabı okuduğumu dahi hatırlamayan ben, kısaca kitap okumayan ben; filmin isminiilk defa duydum. Meğersem 3 serilik kitabı varmış da arkadaşlarımın çoğu okumuş da, bu filmi uzun zamandır bekliyorlarmış. Zaten filmler hakkında bilgi sahibi olmadan, araştırmadan gitmek gerektiğini savunan ben, araştırma olarak IMDB‘den filmin puanına bakmak istedim ki; 8.1 ile gayet ideal seviyedeydi. Hoş şu an kontrol ettiğimde 7.9 olsa da 7 seviyesini hala koruyor …

Filme gelecek olursam da, iyiydi. Filmin konusunu bilmeyişimden de kaynaklanabilir ama ilk başlardafilmi anlamlandırmak zor geldi. Bundan sonrası spoilere girer mi bilmiyorum ama filmin sonuna iyi bağlayalım diye ilk sahnelerde alakasız orman geçişleri vardı. Hoş, daha ne yapabilirler ki diye düşündüm şu an … Benim gibi bilmeyenler için konu özetini veya mıntıkalardan neden kızlı erkekli çocuk / yetişkin toplandığını 2-3 slayt tarzında film başlamadan göstermeleri güzel hoş … Onun dışında dikkatimi çeken noktalardan birisi de kostüm / kurgusu olsa gerek. Bi’ mıntıka tarafına bakıp sefillik / açlığı görürken diğer tarafta da teknoloji / gelişmişlik gibi iki zıt tarafı gösterebiliyordu.

Gelelim aklımda kalan noktalara :

  • Çekim tarzı  … O kadar çok film izlememe rağmen, kamerayı odaksız, hareketli, flu şeklinde çekilen sahneli filmler arasında en iyisiydi. Özellikle ikinci seansta sıklıkla rastladığımız aksyon sahnelerinde kan / kavga göremezken bu tip bi’ çekim ile bunu izleyiciye gayet başarılı aktarabilmişler.
  • Rue, bizim küçük zenci Katniss ile işbirliğe girişi ve onun ölümü. Aslında bu sahne gereğinden fazla tutulmakla birlikte güzel sahnelerden birisiydi. Ölüm anı esnasında duygulandım, ağlamaklı oldum diyebilirim. Ama şu da bir gerçek ki o kadar ölüm kalım meselesi esnasında Katniss için çiçek toplayıp üzerine serpiştirerek mezar yapışı da beni benden alan saçma bi’ tarafı oldu.
  • Capitol‘a geldiklerinde sürekli yatırımcı bulmadan bahsedilip onun üzerinde oynalamar yapıldıktan sonra sadece 2 kere yardım gelmesi ve onun da bizim sarhoş eğitimci tarafından yapılması biraz saçma geldi. Hani madem bu kadar ön plana attınız yatırımcı olayını o zaman daha yaratıcı ve sıklıkla kullanılsaydı şu meret … Yatırımcı mıydı bu ara :D
  • O kaplan / köpek sahnesi yok muydu, yerimden zıplattı resmen !
  • Oyunların yönetim merkezi bi’ teknoloji manyağı olarak dehşetti. Hani düşündüm de, ileride … Neden olmasın …

Filmin sonu ise iyi bağlanmıştı. Oyunları yöneten abimizi odaya götürüp bıla bıla meyvesini yiyerek kendini öldürmesini sağladıktan sonra siz görürsünüz, daha işimiz bitmedi lan diyen yaşlı amca, IMDB‘de neden bulamadım bu adamı :D Evet, bi’ sonraki filmi merakla bekliyoruz diyerekten; IMDB‘den 8 gelsin benden …

Unutmadan, Yandex, reklamın güzel olmuş. Tebrikler.