Yeni monitörün gelmesiyle bilgisayarda film izleme alışkanlığım tekrardan geldi gibi. En azından en az 720p kalitede film araştırmaya başladım ve arada da indiriyorum. İşte o indirdiklerimin arasında 2009’da sinemalara giren The Hangover vardı. Aradan yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen izlememiştim. Yurttaki arkadaşların film izleme listelerine girip, süper diye bahsettikleri komedi filmi olan filmi ben de finallerin bitiminde izleyeyim dedim ve iyi ki de izlemişim. Kısa bir hatırlatmadan sonra şimdi asıl konumuz olan The Hangover Part II‘ye gelelim.

Film, ilk film gibi evlilik öncesi balayına giden arkadaşları ve onların maceralarını konu alıyor. Bu sefer de ilk filmden tanıdğımız dişçi evleniyordu ki aslında şaşırdım, evlendiği kadın çin mi japonya mı neresi oradan bulmuş. İlk filmde bu kadından hiç bir iz yoktu sanki ? yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum ya da orasını kaçırdım … Neyse, film ilk filmki gibi sondan kısa bir sahne ile başlıyor ve olayın içine yavaş yavaş giriyor. Dişçi ilk filmden Alan’a kızgın olduğundan onu ilk başlarda düğününe çağırmıyor. Sonrasında da uzun ısrarlar sonucunda Alan‘ı da çağırıyorlar ve macera başlıyor. Bu sefer Las Vegas‘a değil de Bonkong‘a ( doğru mu yazdım ki ) gidiyorlar …

Aslında şu yazıyı yazdıktan çok önce gittiğimden pek hatırlamıyorum gibi artı ve eksileri. Öncelikle 3D olayına girişmedikleri için teşekkür ediyorum. Nedense çıkan her film artık 3D olmaya başladı. Tamam hakkını vererek yapsalar bir şey demeyeceğim de. Onun dışında ;

  • İlk filmdeki bebek ve onun üzerinden yürütülen geyikler bu bölümde maymun üzerinden yürütülüyor ki o minibüs sahnesi beni benden aldı.
  • Alan bu sefer bilmeyerek işleri berbat etti.
  • Bu filmde çinli arkadaşları ön plana çıkarmışlar, aslında bu adamı pek sevmemiştim, bu filmde hiç sevmediğimi anladım. Hele hele, evde uyandıkları o anda çırılçıplak olan olay … ıyk.

Zorladım ama pek bir şey gelmedi :) Neyse, uzun lafın kısası güzel filmdi, gösterimden yavaştan kalkmış bile olabilir diyerekten 9 puanı aldı IMDB‘den :)