Şöyle bir baktım da gittiğim filmlerinden bir kareyi bloguma koyuyordum ki son 2 filmdir onu da yapmamaya başladım. Gerçi buna telefonumun batarya temassızlığı sebep oluyor ya … İlk filmi sinemada değil de bilgisayar başında izlemiştim; gerek kurgusu gerekse amatör kamera etkisi yaratarak filmin akması hoşuma gitmişti.

Dün de ( 23.10.2010 )  yukarıdaki sebeplerden ötürü filmin ikinci serisine Sıla / Armağan ile birlikte gidelim dedik. Aslında sinemaya girerkenki film seçimimiz ” Mahpeyker: Kösem Sultan “dan yana olsa da, bilet alımı sırasında ani bir karar değişikliği ( dışarıdan Mahpeyker hakkında aldığım olumsuz yorum / izlenimler ) ve benim önerim ile Paranormal Activity 2 filmine bilet aldık.

Spoiler içerik olabileceğinden, yazının bundan sonraki kısmını, filmi izlemediyseniz okumayın derim … Film, yeni bir ailenin ki filmin 20 – 30dk sonrasında anlaşılıyor hangi aile olduğu, bir eve taşınması ile başlıyor. Sanırım ilk film de öyle miydi, yoksa yeni video kamera alınışı ile mi başlıyordu açıkcası şu an hatırlayamadım. Aile, çekirdek aile ve bu çekirdek ailede ” Hunter ” adında bir de erkek çocuğu var. İşin içine bebek girince işler biraz daha karışıyor sanki. Aile, eve taşındıktan sonra haftasonluğuna ( sanırım öyleydi ) dışarı çıkıyorlar ve eve döndüklerinde darmadağın şekilde buluyorlar. Bunun üzerine bütün eve kamera sistemi takılıyor ve ilk filmdeki etkiler bu filmde de başlıyor. İlk filmdeki gibi bu filmde de ilk başlarda bişi olmasa da olaylar yavaş yavaş gelişerekten devam ediyor.

Filmin dikkat çeken kısımlarından maddeler halinde bahsetmek istersem :

  • Yukarıda filmin 20 – 30 dk sonrasından bahsetmiştim ya, o an aile annesinin kız kardeşi ve kocası geliyor ki, o an ekrana ilk film ile bağlantılı olan, yani ilk filmde oynayan karakterler bu filmde de boy gösteriyor. Ekranda da dıdıdı ( aklıma gelmedi ismi ) ölmeden 60 gün öncesi diye gösteriliyor.
  • Filmin başlarında ailenin taşındığı evi, ilk filmdeki ev zanettim ki merdivenlerden üst kata gidiş falan aynı gibiydi ama değil, sonuçta kız kardeşler farklı evde yaşamaları gerekiyor.
  • Çekirdek ailede bir de Ali diye bir kız çocuk var. İnternette araştırma yaparaktan kendilerine neyin musallat olduğunu araştırıyor ki filmde bilgisayar başında okuduğu parağraf soru işaretlerini kafadan siliyor. Meğersem bunların büyük büyük anneleri şeytan ile anlaşma yapmış da, ondan nesiller boyu kız çocuklarına musallat olmuş. Anlaşmanın sağlanması için de şeytana bir erkek çocuk kurban edilmesi gerekiyormuş. Nesiller boyunca da ilk erkek çocuk bu ailenin çocuğu ” Hunter “miş. Ondan musallat olmuş.
  • Bunların dışında da ilk filmdeki gibi sürükleme sahneleri, kapıların kapanması açılması gibi sahneler film sonlarına doğru artaraktan devam ediyor.

İlk filmi izledikten sonra bir çok arkadaştan film sonlarına dair farklı bitişler hakkında yorumlar almıştım ki Sıla da ilk filmi benim izlediğimin dışındaki, yani kızkardeşin polisler tarafından öldürülerek son bulduğunu, söyledi. Ama benim izlediğimde de son anda kız kameraya erkeği fırlatarak öldürüyordu ve film öyle bitiyordu ki benim izlediğim son bu filmle daha uyuşuyor. Neden uyuşuyor kısmına gelince, kızkardeş kocasını öldürdükten sonra ailemizin evine geliyor. Önce babayı, sonra anneyi öldürüyor. Ardından da ” Hunter “i alıp kayıplara karışıyor. Filmin sonu da böyle.

Açıkcası filmi pek beğenmedim. Nasıl desem, ilk filmdeki gibi heyecan / korku / gerilim yaratmadı bende. Sanırım yönetmen bu film sayesinde olayları açıklılığa kavuşturmayı amaçlamış ki kavuşturdu eyvallah. Onun dışında da IMDB‘den kaç puan verdin diye soracak olursanız, 6 puanı hak etti benden.