Türk filmlerini sevmem, sinemada gitmek de istemem pek. Nedense televizyonda izlemek hep daha mantıklı gelir bana. Derslerin halen başlamamış olması, yurtta kimse olmaması, gidilecek çok film olması nedeniyle Pazar ( 13.02.2011 ) günü Serel ile sinemaya gitmek istedim. Bu filmi izlemeyi aslında düşünmüyordum ama izleyen arkadaşlarım arasında tavsiye çok gelince …

Bu film hakkında söyleyebileceğim ilk şey; ” Olmuş. ” … Yukarıda bahsettiğim şeylerin aksine, izlediğim en iyi Türk filmlerinin arasında yerini almayı başardı. Bilmiyorum, belki de 14 Şubat‘ın yaklaşması, sevgili özlemi (!) … gibi sebeplerden dolayı da hoşuma gitmiş olabilir ama zannetmiyorum. Film sırasında ağladım. ( Bundan sonrası spoiler içeriyor diyerekten ). Özgür‘ün babasının dükkanında, babasının ses kaydını dinlediği sırada ağladım, nedense sahne çok duygusal geldi bana. İzleyenlere sorduğumda oha, ne alaka; filmin sonu daha iyiydi tarzı yorumlar gelse de, ben hala o sahnenin en duygusal sahne olduğunu savunuyorum :)

Film hakkında artı ve eksilere ( açıkcası eksisi pek yok ) gelecek olursam :

  • Kesinlikle izlenmesi gereken filmlerin arasında olması gerekiyor.
  • Filmin konusu ve kurgusu hoşuma gitti ki, aslında doğru şeyler. Hayatta şu tesadüf olayına gerçekten ben de inanıyorum.
  • Filmi izlerken kendimi Özgür karakteri ile çok benzeştirdim. Şimdi aklına yakışıklılık gelmiştir ama değil, rahatsızlığı. Kalp ritmi bozukluğu sayesinde çabucak yorulması ile kendimi gördüm aslında bir an filmde. Merdivenlerden çıkarken, hele hele Deniz‘i merdivenlerden yukarı taşırken, evet evet bu benim.
  • Şuna dikkat ettim, Yiğit Özsener neden hep aldatılan / terkedilen erkek rolünü oynuyor ki. Dün akşam Ezel‘de de aklıma geldi …
  • Filmi öyle yüzeysel izledim ki, Deniz‘in araba kazasından öleceği aklımın ucundan geçmezdi. Ben ya Özgür ölüp bitecek, ya da mutlu bir hayat sürecekler diye son beklerken …
  • Filmin sonu, Deniz‘in Özgür‘ün başına gelerek, ben geldim demesi de duygulandırıcı sahnelerden birisi idi. yanımdaki koca adam bile orada ağladı, ama benim de gözlerim sulandı ama ağlamadım, yukarıda bahsettiğim gibi kaset dinlerken ki sahnede ağladım.

Film için yazmak istediğim öyle çok şey var ki, sen de ben de sıkılacağım için yazmayayım dedim. O nedenle yazımı burada bitirerekten IMDB’den filme 9 puanı veriyorum.

Tam bitirirken aklıma geldi, izlerken Manhattan, 312 Konsept gibi mekanların da sahneleri vardı. Buralar gösterilirken, o bak burası Man.. o bak burası 312 diye yorumların gelmesi de beni benden aldı. Bu yorumlar nedir kardeşim :)