Kategoriler
Hakkımda Hayat

2016 Yılım Nasıl Geçti?

Daha önceki yıllarda neler yapmışım diye kısa bi’ göz gezdirirken:

2014 Yılında Yaptıklarım

2015 Yılında Yaptıklarım

yazılımı okudum. Zaman u gibi geçiyor değil mi? Bu geleneği bozmadan 2016 yılına bakalım, neler yapmışım:

Ocak 2016

  • Hep içimde ukteydi, kendime de söz vermiştim. Yeni yıla yurt dışında girdim… Amsterdam‘da. Hatta yazı bile yazdım: Amsterdam Gezi Rehberi
  • Arabayı kullan kullan, arada bakıma götürmek lazım diyerekten Atak Otomativ’e gittim.
  • Çarşamba günü Baki, Evren ve Ömür ile Beytepe Carribou Cafe de gün boyu çalıştık. Fotoğrafladım mı? Evet.
  • Fallout 4 çıkmıştı. Oynamadan durur muyum? Hayır. Yapıştırım.
  • Tabi GoPro ‘yu almıştım. Fotoğraf denemeleri de yapmıyor değildim. Evren çekmişti.
  • Şirketçek hadi öğlen yemeğine gidelim dedik. Fotoğraf çektik mi? Evet.
  • Üniversiteden arkadaşım Cengiz yeni bi’ yer açmıştı. Onu ziyarete gittim. Eskilerden, yenilerden goygoyumuzu yaptık.
  • Akif ile görüştük, maceralarımı anlattım. 100. Yıl’da oturduğunda o taraflarda Ayabakan Balık Pişirme Evi var. Güzel de. Yemeğimizi yedik. Sonrasın da Eskişehir Fener maçını izlemeye gittik.
  • Hayal Kahvesi’nde Hüsnü Arkan sahne alıyordu. Çok dinlemiyordum ama gittim. Güzeldi.
  • Saç kesimi için Paris Kuaför‘e gidiyorum. Oraya kadar gitmişken Onur‘un yanına uğradım.
  • Üniversite yurt arkadaşlarımdan Tuğhan Balgat’da kalıyordu. Onun yanına uğradım. Muhabbet, geyiğe devam.
  • Serel ile Retrox’a gittik. Üniversite yıllarını tazeledik.
  • Ata Demirer Gazinosu vardı. Congressium‘daydı. Gittik. Fotoğrafladım mı? Evet.

Şubat 2016

  • Serkan Van’a atandı. Sema ile gidiyordu. Önce güzel bir yemek yiyelim sonra da tatlımıza devam ederiz dedik. Yemek için Cennetkuşu Kebap‘ı tercih etmişiz :O Favori mekanımız Bilkent Big Chefs ‘e aktık. Burası da favori yerim :D
  • Şirketimizde Hasan PS4’ünü satıyordu. Alıyorum dedim. Xbox 360’dan sonra PS dünyasına da giriş yaptım. Bu arada ekleyebilirsiniz PSN: phyesix
  • Deniz, Mert toplaştık şirketçek önce Sakal’a gittik, sonra da IF’de döktürdük :)
  • Kötü Kedi Şerafettin çıkmıştı. Türk animasyon dünyasına katkı sağlamak lazım dedim.
  • Aras ile Cihan Kebap‘a gittik. Lahmacunları ile ünlü bir mekandı. Geçmiş doğum günü yemeğimmiş meğersem :)
  • Lise arkadaşlarımdan Bozdoğan geldi. Ali Osman ile bi’ defa Big Baker ‘a gitmiştik hep birlikte. Nedense artık oraya gidiyoruz yemeklere. Sonrasında Seyir Kafe … Askerlik muhabbetleri için GATA’ya gitmesi gerekiyordu, evet onun için gelmişti.
  • Ömer ile havuza gitmeye başlamıştık. Haftanın 3 günü sabahın köründe doğruuuuu havuza… Güzel de oluyor, havuz goygoyları falan oh yes… İşte onu tanımlayan video: https://youtu.be/sHp8IYaPLns
  • Aras ile Deadpool’a gidelim dedik. Aras çok güzel bi’ yerde yemek yiyeceğiz diyerekten Carl’s Jr.’da yemek yedik. Çok da bi’ olayı yoktu? Değil mi?
  • Ömer, ben ve Baki oturduk, bilimsel konularda konuşma da yaptık.
  • Haftasonu Tiflis‘e gittim. Hatta yazı bile yazdım: Tiflis Gezi Rehberi
  • Arabadan değişik bi’ ses gelmeye başlamıştı. Egzoz ile ilgili sorunu vardı. Yine girdi.
  • Akif sanatsal bir çalışma yaptı.
  • Just Cause 3 ve Fifa 16 aldım.

Mart 2016

  • Çay sevmediğim halde çay içelim diyenlere de hayır diyemiyorum tabi. Keifi’ye gittik Çağlayan ve Şöhretoğlu ile.
  • Seğmenler Parkı’nı da sevmeyen yoktur tabi. Hele hele haftasonu ve yazsa. Tıklım tıklım. İşte ben de arada zorunluluktan gidiyorum ve sevmediğimden eminim. Haftaiçi sakinken gitmek en güzeli.
  • Aras ile sinemaya gittik ama hangi film olduğunu yazmamışım. Üzüldüm bak. Panora’da Türk filmi miydi ne?
  • Fenerbahçe Braga maçını Akiflerde izleyelim dedim.
  • Kardeşim ile birlikte Güldür Güldür Show‘a gittik. Fotoğrafladım mı? Evet.
  • Ömer ile havuz seanslarımız devam ederken haftasonu güzel bi’ kahvaltı yapalım dedik. Varuna Gezgin’e gittik. Ömer ısmarladı sağolsun :D
  • Okan bizim binada çalışıyor, Sebit tayfası ile görüşemiyorduk. Bi’ buluşma ayarlayalım dedik. Numnum’a gittik.
  • Öğlen yemekleri için BAM’a gidiyoruz sürekli. Kaç yıldır kampüsteyim ama şöyle bi’ uyarı ile hiç karşılaşmamıştım.
  • Kuzenim ve Nazlı’nın aileler tanışacaktı. Beni de çağırdılar, gittim tabi. Haftasonları ara ara İstanbul’da takılmak lazım. Değişiklik iyidir.

Nisan 2016

  • Uzun zamandır pikniğe gitmiyordum. Alacaatlı’ya gittik pikniğe. Gelsik etlerrrrrr.
  • Herkes battaniye, kahve ve kitap temalı fotoğraf paylaştı. Bense battaniye ve kol.
  • Mobile Monday Ankara buluşmasına katıldım. Aytekin bey konuşma yapmıştı.
  • Taner ve Okan ile Irish Pub’da buluşup yemek yiyip içtik. Goygoyumuzu ve dedikodularımızı da yaptık.
  • Halil, Ankara’ya geldi. Ona ev arama, eşya bulma işleri ile uğraştık.
  • Teyzeler geldi, onlara gittik. Besni yemekleri eşliğinde hasret giderdik.
  • Şirketçek Eymir Gölü’ne bisiklet sürmeye gittik.
  • Fatih, Ankara’ya geldi. Akif ile birlikte Kentpark’da bi’ kahve yapalım dedik.
  • Onur K ve Hamit ile birlikte ODTU Gıda’ya gittik yer bulamayınca Maden Mühendisliği’ne gidip biralarımızı içtik.
  • Saçlarımı uzatıyordum, arada tabi düzelttirmek için kuaföre de uğramayı ihmal etmiyordum.
  • Bi’ Pazar sabahı Cahide ve Halil ile buluşup kahvaltı ettik, kahve içtik.
  • Sebit’den Gökhan ile görüştük. Çooook, uzun zaman olmuştu. 7.Cadde’de kahve içtik :)
  • Aras ile Zigana Pide’ye gidip tıka basa yedik. Oh, o neydi?
  • The Huntsman: Winter’s War filmine gittim.

Mayıs 2016

  • Büyülü Fener’e Brooklyn’i izlemeye gittim. O aralar tabi Sinemia kartım var. O sinema salonu benim, şu senin geziyorum.
  • Haftasonu Halil ile Eskişehir’e gittik. Gezdik dolaştık.
  • Büyülü Fener’e gitmeye devam ettim tabi. Sıradaki filmimiz: The Man Who Knew Infinity
  • Aras ile birlikte bu sefer de Captain America: Civil War filmine gittik.
  • Tunç ile birlikte Stockholm’e gittik. Hatta yazı bile yazdım: Stockholm Gezi Rehberi
  • Sinemaya devam: Angry Birds
  • Sinemaya devam: X-Men: Apocalypse (2016)
  • Bu ay da Irısh Pub’u Taner ve Okan ile boş geçmedik.
  • Mehmet ve Nazlı kız isteme töreni geldi çattı. Arabaya atladık annem ve kardeşim ile İstanbul’a gittik.
  • Sinemaya devam: Alice Through the Looking Glass (2016)

Haziran 2016

  • Dedem ve babannem geldi. Halamlara gittik. Güzel bi’ tavuklu pilav yedik.
  • Sıcaklar bastırınca havuz kalabalıklaştı. Ömer ile daha erken havuza gitmeye başladık.
  • Aras ve Halil ne yapsak etsek dedik, sinemaya gittik: Money Monster (2016)
  • Sinemaay devam ettim: Warcraft (2016)
  • Sinemaya devam: Zootopia (2016)
  • Halil ve Damla ile birlikte Fevzi Hoca’ya gittik. Benim yemeği unuttular.
  • Cengiz ile tekrardan görüşelim dedik. İş yerine bi’ daha ziyarete gittim.
  • Jotform ekibi yine yollardaydı, Eymir’e bisiklet sürmeye devam :)
  • Serkan geldi, Oskar kafe’de buluştuk.
  • Fevzi Hoca’ya yine gittik. Bu seferki ekip Halil, Çağlayan ve Serkan’dı. Sonrasında da Çukurambar Mado’da güzellll bi’ dondurma patlattık.

Temmuz 2016

  • Ramazan Bayramı için memlekete gittik.
  • Sinemaya devam ettim: Tarzan
  • Halamlar tatile gitmişlerdi, evlerinde bulunan bi’ sürü çiçeği sulama görevi bana kalmıştı
  • Kuzenim Uğur’un düğünü oldu. Onun için Uşak’a gittik.
  • Telefonumun kulaklığı ve hoparlörlerinde sorun vardı. Ben de garantiye vereyim dedim. Yaklaşık 1 aylık süreç sonunda yeni telefon verdiler
  • Papazın Bağı’na kahvaltıya gittik. Ama fiyat performansı çok kötüydü be.

Ağustos 2016

  • BAM’da dönercide yeni bi’ menü keşfettik. 1.5 Et döner, içerisinde bir şey yok ve sadece soğan var. Evren ile baya baya yedik bu bize özel menüden :)
  • Aras ve Halil ile birlikte Seğmenler ‘e gidip viskimizi yudumladık. Çok elitiz.
  • Ozan ve Dilan evlendi. O esnada Özgen ve Umut’ları da görmüş oldum.
  • Dribbble Ankara buluşması oldu.
  • Sufle canımız çekti, Halil, Çağlayan ve Serkan daldık. Sonrasında da Çukurambar tarafındaki Çansera ‘ya gidip akşam yürüyüşü yaptık. İlk defa gitmiştim ve çok güzeldi.
  • Kardeşimin doğum günü oldu, Bilkent Deli Yengeç’e gidip rakı balık yaptık.
  • Cahide ve Halil ile buluşup kahvaltı yapalım yeaaaa dedik. June Pub’a gittik. Ne alaka ya demeyin, ben de bilmiyorum. Sanırım Varuna Gezgin de yer bulamadık.
  • İstanbul’dan Nazlı geldi. Oteline yakın NRY vardı, oraya gittik. İçtik muhabbet ettik. Ne olacak Türkiye’nin / biz gençlerin hali dedik.
  • Fenerbahçe Kayseri maçı vardı. Akif’e gittim.
  • İstanbul’dan Ayça geldi. Sinemaya gitmiyoruz kaç yıldır dedi, hadi o zaman dedim. Star Trek’e gittik.
  • 30 Ağustos’umuzu Anıtkabir’e giderek değerlendirdik tabiki de…

Eylül 2016

  • Ömer ile birlikte Amerika Vizesi için başvuru yaptık. Bu arada teşekkürleri de esirgememek lazım Çağlayan’dan.
  • Şu arabayı bi
  • Saç düzelttirmek için önce Kuaföre sonra da Onur’un yanına uğradım :)
  • Ali ile uzun zamandır görüşemiyorduk. Balgat’daki Coffee Lab’a gel abi dedik. Eşi Gökçe ile geldiler. Güzel de oldu.
  • Cahide ile hadi ortamlara akalım dedik. Filistin’deki Albüm’e gidelim dedik. Fena değildi.
  • Öğlen yemeği için şirkettekileri kandırdım. AOÇ’ye kokoreç yemeye gittik.
  • Kurban Bayramı için memlekete gittik. Okul öncesi olduğundan dükkanda çalıştık da.
  • Fenerbahçe Kasımpaşa maçı oldu. Neredeydim?
  • VR ile ilgili konferans oldu. TOBB’a gittim.
  • Kardeşimin mezuniyet yemeğini Müslüm Usta’ya giderek kutladık :)

Ekim 2016

  • Kıvılcım’da Mobile Monday vardı.
  • Saçlarımı bi’ düzelttireyim dedim.
  • Ömer ile birlikte yolculuğumuz başladı, Amerikaaaaa. Yazı yazdım mı? Hayır :(
  • 1 hafta yokluğumuzda işler birikmşti Ömer ile daldık tabi.

Kasım 2016

  • Çağlayan ve Samet ile buluşup Numnum’a gittik. Yemek eşliğinde geleceğe dair neler yapılabiliri konuştuk.
  • Ameliyat oldum.
  • Sonrasında pansuman süreçleri çok zorluydu. Damla ve Akif’e teşekkür etmeden geçmemek lazım.

Aralık 2016

  • Ameliyat sonrası pansumanlar devam etti.
  • 2 haftalık evde yatış sonrası işe gitmek lazım dedim. Simidim ile birlikte işe gitmeye başladım. Araba sürmek de çalışmak da zor oluyordu tabi.
  • Ankara’da kar kış kıyamet başladı. Araba lastiklerini tam zamanında değiştirdim sanırım.
  • Saçımı kestirdim.
  • Tam hastanelerden kurtuldum demişken KBB’a gittim. Boğazım ve kulaklar gitmiş. Bu arada ilk defa kulak temizlettim, değişik bi’ duyguydu.
  • Yılbaşı akşamında halamlarla yemek yedim.
Kategoriler
Film İzlenimim

Film İzlenimim: “Kötü Kedi Şerafettin (2016)”

Üniversite zamanları haftada 2-3 kere sinemaya giderken artık ayda – iki ayda bir sinemaya gider oldum. Sinemia‘ya üye olarak bu durumun üstesinden gelme planlarım var. Bilgisayardaki film arşivi her geçen gün büyüyor büyümesine de oturup da TV karşısına izleyemiyorum. Yılların arşivci zihniyeti 2016 yılında da benimle anlayacağınız :) Neyse işte bu durumu ortadan kaldırmak için haftada “en az” bir günümü sinemaya ayırmaya karar verdim.

Dün dörtlüleri açık unutmamla arabanın aküsünün boşalması, vurdurma derken ( Evren‘e Mustafa‘ya tişikkirlir ) baya atraksyonlu bi’ Cuma geçirmeye başlamışken sinemaya gitmek istedim. Filmlere baktığımda Kötü Kedi Şerafettin’i görünce neden olmasın dedim… İçgüdüsel olarak mı yoksa Cinemaximum hakkında olumsuz o kadar çok yazılıp çizilmesinden mi bilmiyorum ama Kentpark Prestige’e gideyim dedim…

Biraz sonra spoiler yazısını okuyacaksınız, okumadan önce her ne kadar ortalama bir şey olsa da sırf “animasyon” kalitesi için, destek için, örneği bulunmadığı ve desteklenmesi gerektiği için gidilmesi gereken bi’ film. IMDB puanımı o yüzden biraz torpilli veriyorum: 7/10.

DİKKAT: Yazının bundan sonraki kısmını spoiler içerebilir.

Baştan şunu söylüyorum, abi bu animasyon olmuş ya. Hani eğer Anima İstanbul filmi başkasına yaptırmayıp kendi yaptıysa gerçekten mükemmel iş çıkarmışlar. Yabancı bi’ film kalitesindeydi neredeyse. İstanbul’u tam bilmesem de sanki taksim meydanı falan da 3D olarak sağlam modellenmiş gibiydi. Gerçekten ayakta alkışlamak gerekiyor. Aslında sırf bunu merak ettiğim için de gittim, çaktırmayın. Seslere gelince sanki Şerafettin’in sesi olmamış gibiydi ya, ne bileyim bi’ uyduramadım sesi ona. Daha sert, içten bi’ ses daha iyi olurdu gibi geliyordu.

Filmde bayağı bayağı küfür fardı, hani +18 yaş ibaresi var mıydı bilmiyorum ama çocuklarla gitmek biraz sıkıntılı olabilir. Hani küfürlerin yanında ince – açık espriler de vardı. Sinema salonundaki çocukların bu küfürlere veya sahnelere katıla katıla gülmeleri de beni düşündürdü. Abi Besni‘de çok mu saftım lan ben :D

Kısa notlara gelecek olursam:

  • Filmin ilk yarısı eğlenceliyken, ikinci yarısı dramatik geçti gibi.
  • Zombi karakterin zırt pırt ortaya çıkması kabak tadı vermeye başlamıştı. Zombi karakteri Bülent Üstün müydü?
  • Küfür fazlaydı ama Şero’yu şero yapan da bu değil miydi?
  • Siyasi esprilerin yer aldığı sahneler de yok değildi: “sıfırlayalım abi!”