Ramazan ayının ilk haftasını geçirdikten sonra sürekli dışarıda yenen iftar yemeklerine bir yenisi daha eklendi: ” Ata İskender “. Finallerin bitiminden sonra iftar daha anlamlı olacak diyerekten arkadaşımı davet ettim ve buluşma yeri olarak da ” Kızılay ” seçildi. Açıkcası Kızılay‘da gidilebilecek yerler de sınırlı. Hani belli başlı mekanlar var ve bu mekanlardan ilk aklıma gelen yer de ” Ata İskender “. Gidilecek günün ( Çarşamba ) sabahında kendi sitelerinden edindiğim telefon yardımıyla rezervasyonumu yaptırdım.

Arkadaşla 19.00 gibi Kızılay‘da metro çıkışında buluştuk ve Ata İskender‘e gittik. Girsek mi girmesek mi ikileminden sonra 1 saat öncesinden gidip oturmaya karar verdik. Zaten oruç oruç dışarda gezmenin anlamı yok, susamakla uğraşmayalım dedik bir de :) Neyse … Bahçeye girdik ve bize ayrılan masaya oturduk. O sırada da zaten çoğu kişi yavaş yavaş ” Ata İskender ” e geliyor; rezervasyonlarını yaptıranlar oturuyor, yaptırmayanlar da güle güle diyerekten başka yer arayışına geçiyor. Sonrasında da malum, iftar zamanı için bekleme, sohbet vs vs …

Öncelikle söylemeliyim ki, iftar için hiç bir özen yoktu. Bilmiyorum ama, masalardaki çorba tabakları acaba sabahtan kalma mı ? Malum, o cadde boydan boya yol çalışması içerisinde, toz mu dersin toprak mı dersin … Her neyse, çorba konduğunda tabağı sadece garson ters çevirdi ve koydu o kadar … Her ne kadar iyi şeyler düşünmesem de kendimi avutaraktan geç koyduklarını düşünüyorum. Yani bi’ saattir orda oturduk, daha öncesinde de vardı yani. Biz orda otururken getirmediler tabakları …

Yemek siparişi verildi ki ilk veren masalardan birisiydik. Çorbalar bittikten sonra bayağı bi’ geç geldi. Hani söylediğimiz yemek de öyle ahım şahım bişi değil, sadece iskender idi. Onu da geç çıkarmalarına imkan yok ama değil mi … Çevremizdeki masalar yemeklerini yerlerken bakarken, yedikten sonra da baktık. Üstüne çay servisi başlıyordu ki, bi’ garson sağ olsun bizi gördü de getirdi yemeklerimizi. Tamam, kalabalığı anlarım, yetersiz garson sayısını anlarım ama en azından çay servisini başlatmadan önce getirin yemekleri. Millet yemeklerini yedi, çayını içiyor, biz daha yemeğe başlıcaz. Oruç olmasak hadi neyse …

Aslında bu yazıyı bunlar için yazdım. Hani olur da Ata İskender yetkilileri görür de bu şikayetleri dikkate alır diye. Uzun lafın kısası, gittiğim yerler arasında en vasat yerdi ve bir daha da gitmem zor … Hele hele ramazanda iftar için Ata İskender’e gidecekseniz iki kere düşünün derim …